İçeriğe geç
Balyoz Hukuk & Danışmanlık

Usta Öğreticiler

Usta Öğreticiler İşçilik Alacaklarına Hak Kazanır mı? (2025)

14 dk okuma Yazar: Av. Hasan Balyoz
Yazı tahtası, öğretmen masası ve kitaplarla kurs sınıfı

Usta öğreticilerin temel hakları arasında ücret, sigorta, kıdem tazminatı, fazla mesai, resmi tatil ücreti ve yıllık izin gibi konular yer alır. Sürekli görev yapan bir usta öğreticiye, diğer sözleşmeli kamu çalışanları gibi asgari sosyal haklar sağlanmak zorundadır. Bu hakların ihlali, tazminat taleplerine konu olabilir.

Usta öğretici; ustalık yeterliğini kazanmış, aday çırak, çırak, kalfa ile mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları öğrencilerinin işyerindeki eğitiminden sorumlu olan, mesleki eğitim tekniklerini bilen ve uygulayan kişidir.

Usta öğretici olmanın şartları ve bu kişilerin görevlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar, Milli Eğitim Bakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik ile belirlenir. Bu yazıda, Halk Eğitim Merkezleri ve Bakanlığa bağlı diğer kurumlarda ek ders sistemiyle çalışan usta öğreticilerin hangi işçilik alacaklarına hak kazandığını ele alıyoruz.

Kısaca

  • Usta öğreticiler Yargıtay kararlarına göre kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve ilave tediye alacağına hak kazanır.
  • Sözleşmeleri belirli süreli kabul edildiğinden ihbar tazminatına hak kazanamazlar.
  • Ücret ders saatine göre aydan aya değiştiği için kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti, son bir yıllık aylık ücret ortalaması üzerinden hesaplanır.
  • Dava, çalışılan kurumun bulunduğu yerdeki iş mahkemesinde ve Milli Eğitim Bakanlığına karşı açılmalıdır.

Usta öğreticiler hangi işçilik alacaklarına hak kazanır?

Usta öğreticiler için açılan davalarda davalı idare genellikle bu kişilerin ek ders sistemine göre çalıştığını, bu nedenle herhangi bir işçilik alacaklarının bulunmadığını ileri sürer. Yüksek yargı kararları ise bu iddianın aksine usta öğreticilerin işçilik alacaklarına hak kazandığını kabul etmiş ve hesaplamanın nasıl yapılacağını da belirlemiştir.

AlacakHak kazanılır mı?Dayanak / hesap esası
Kıdem tazminatıEvetSon bir yıllık aylık ücret ortalaması esas alınır.
Yıllık izin ücretiEvetÇalışma aralıklı (fasılalı) sayılır; çalışma süreleri toplanarak izin süresi belirlenir. Son bir yıllık aylık ücret ortalaması esas alınır.
İlave tediyeEvet6772 sayılı Kanun m.1; ödeme tarihindeki bir günlük ücret dikkate alınır.
İhbar tazminatıHayırİş sözleşmesi kanun gereği belirli süreli kabul edilir.
Usta öğreticilerin kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve ilave tediye alacağına hak kazandığını, ihbar tazminatına ise hak kazanamadığını gösteren özet görsel
Usta öğreticilerin işçilik alacakları: hangileri talep edilebilir?

Dava hangi mahkemede ve kime karşı açılır?

Usta öğreticiler, işçilik alacaklarının tahsili için dava açabilir. Hak kaybı yaşanmaması için davanın doğru yerde ve doğru mahkemede açılması gerekir:

  • Görevli ve yetkili mahkeme: Çalışılan kurumun bulunduğu yerdeki iş mahkemesi.
  • Davalı (husumet): Dava, Milli Eğitim Bakanlığına karşı yöneltilmelidir.

Kaynak: Uyuşmazlık Mahkemesi E. 2020/367, K. 2020/458, T. 13.07.2020; İş Mahkemeleri Kanunu m.6; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2017/18738, K. 2020/15426.

Önemli: Dava doğru yerde ve doğru mahkemede açılmazsa usulden reddedilir ve tazminat alacakları tehlikeye düşer. Bu nedenle konusunda uzman bir iş hukuku avukatından destek alınması önerilir.

Usta öğreticiler kıdem tazminatına hak kazanır mı?

Evet. Yargıtay kararları, usta öğreticilerin de kıdem tazminatı alma hakkı bulunduğuna hükmetmiş ve bu tutarın nasıl hesaplanacağını belirlemiştir. Kıdem tazminatı aşağıdaki kararlar ışığında hesaplanır ve dava açan usta öğreticiye ödenir.

Davanın alanında uzman bir iş hukuku avukatıyla takip edilmesi, tazminatın eksik hesaplanmasını önler. Böylece dava kazanılsa bile ortaya çıkabilecek hak kaybı ihtimali ortadan kalkar.

Aylık ücret nasıl belirlenir?

Yargıtay'ın usta öğreticiler için uyguladığı yönteme göre hesaplama her ay için ayrı ayrı yapılır:

  1. O ay çalışılan toplam ders saati, o ay fiilen çalışılan toplam gün sayısına bölünerek günlük ortalama çalışma saati bulunur.
  2. Günlük ortalama çalışma saati, ders saati ücretiyle çarpılır. Çıkan tutar esas alınarak çalışma karşılığı olmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ücretleri hesaplanır.
  3. O ay fiilen çalışılan ders saati ile ders saati ücretinin çarpımına, o aydaki hafta tatili günleri için hesaplanan ücret eklenir. Sonuç aylık ücret kabul edilir.
  4. Ücret aydan aya değişebildiği için kıdem tazminatı gibi feshe bağlı haklarda son bir yıllık aylık ücret ortalaması esas alınır.

Kıdem tazminatı gibi feshe bağlı hakların son ücret üzerinden hesaplanması kuraldır. Ancak usta öğretici aylık maktu ücretle değil, ders saati ücretiyle çalıştığından bu kurala istisna olarak son bir yıllık ortalama kullanılır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/6483, K. 2021/6676, T. 23.03.2021

Usta öğreticiler bakımından uygulanan kriterlere göre; öncelikle davacının bir ayda çalıştığı toplam ders saati süresi, o ayda fiilen çalıştığı toplam gün sayısına bölünerek, günlük ortalama çalışma saat süresi bulunmalıdır. Bulunan günlük ortalama çalışma saat süresinin, ders saati ücreti ile çarpılması neticesinde ulaşılan miktar nazara alınarak, çalışma karşılığı olmayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri ücretleri hesaplanmalıdır. Bu hesaplama, her ay için ayrı ayrı yapılmalıdır.

Aylık ücret miktarının belirlenmesine gelince; usta öğreticiye ilgili ay için, o ayda fiilen çalıştığı ders saati ile ders saat ücretinin çarpımı neticesinde bulunacak tutara, o ayda çalışma karşılığı olmayan hafta tatili günleri için hesaplanan ücret tutarı eklenmeli ve ulaşılan sonuç aylık ücret miktarı olarak esas alınmalıdır. Kıdem tazminatı gibi feshe bağlı hakların son ücret üzerinden hesaplanması gerektiği kuraldır. Ancak, eldeki uyuşmazlıkta, davacı aylık maktu ücretle değil, ders saati ücreti ile çalışmıştır. Dolayısıyla, yukarıdaki hesaplama yöntemine göre davacının aylık ücretinin aydan aya değişebilmesi durumu söz konusudur. Bu halde, kıdem tazminatı gibi feshe bağlı haklarda, son bir yıllık aylık ücret ortalaması esas alınması gereklidir.

Ücret belgesi yoksa SGK kaydı yeterli mi?

Yargıtay, ücret belgesi sunulmadığı gerekçesiyle SGK kayıtlarındaki son ücretin esas alınmasını yerinde bulmamıştır. Kurumun gönderdiği yazıdaki ödemeler dikkate alınarak son bir yıllık aylık ücret ortalaması tespit edilmelidir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2733, K. 2022/3383

Taraflar arasında kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosya içinde ücretlere yönelik belge sunulmadığı gerekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarındaki son ücret miktarı dikkate alınmıştır.

Dosyadaki bilgi belgeler ile özellikle Akçaabat Kaymakamlığı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce gönderilen 09.11.2015 tarihli yazı cevabından davacının, aylık maktu ücretle değil, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89. maddesine istinaden görevlendirildiği kurs görevleri için ek ders ücreti karşılığı çalıştığı ve aylık ücretin değişken olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde, kıdem tazminatı hesabına esas ücret belirlenirken dosyada mevcut Akçaabat Kaymakamlığı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce gönderilen 09.11.2015 tarihli yazı cevabında gösterilen ödemeler dikkate alınarak son bir yıllık aylık ücret ortalaması tespit edilerek sonuca gidilmelidir.

Usta öğreticiler yıllık izin ücretine hak kazanır mı?

Evet. Usta öğreticiler, çalışma usullerindeki benzerlik nedeniyle mevsimlik işçi gibi görülebilir; ancak bu nitelendirme hukuken hatalıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre usta öğreticiler mevsimlik işçi değildir, çalışmaları aralıklı (fasılalı) çalışmadır ve bu nedenle yıllık izin hakları vardır.

Her yıl yenilenen sözleşmelerle ders saati başına ücret alan usta öğreticiler, işin niteliği gereği yıllık izinlerini çoğu zaman fiilen kullanamaz. Kullanılmayan izin günlerinin ücreti de usta öğreticiye ödenmelidir.

  • Çalışma süreleri toplanarak hak edilen yıllık izin süresi belirlenir.
  • Kurslara ara verilen ve ücretsiz izinli sayılan dönemler (ör. Temmuz-Ağustos, Şubat tatili) yıllık ücretli izin kullanılmış gibi kabul edilemez.
  • Yıllık izin ücreti, kıdem tazminatında olduğu gibi son bir yıllık aylık ücret ortalaması üzerinden hesaplanır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/29777, K. 2020/15676, T. 11.11.2020

Davacı 29.03.2009-30.06.2012 tarihleri arasında davalı ...'ye ait işyerinde yüklenici şirketler nezdinde usta öğretici olarak çalıştığını, [...]

Dosyadaki delil durumuna göre, davacının çalışması mevsimlik değil aralıklı çalışmadır. Mahkemenin davacının Eylül ayından Temmuz ayına kadar çalıştığı, Temmuz ve Ağustos aylarında çalışmadığı, Şubat tatillerinde kurslarda eğitime ara verildiği, ücretsiz izinli olduğu dönemin yıllık ücretli izni olarak kullandığı gerekçesi yerinde değildir. Çalışma süreleri toplanıp hak ettiği yıllık izin süresi belirlenerek talebin kabulü gerekir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/3893, K. 2022/5643, T. 09.05.2022

Diğer taraftan, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti gibi feshe bağlı hakların son ücret üzerinden hesaplanması gerektiği kuraldır. Ancak eldeki uyuşmazlıkta, davacının aylık maktu ücretle değil, ders saati ücreti ile çalıştığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla, yukarıda açıklanan hesaplama yöntemine göre davacının aylık ücretinin aydan aya değişebilmesi durumu söz konusudur. Bu hâlde, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti gibi feshe bağlı haklarda, son bir yıllık aylık ücret ortalamasının esas alınması gereklidir.

Ayrıca, ilave tediye alacağının hesaplanmasında, yukarıda açıklanan çalışma karşılığı olmayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günü için belirlenen günlük ücret hesap yöntemi esas alınarak Bakanlar Kurulunca tespit edilen ilave tediye ödeme tarihindeki işçinin bir günlük ücreti dikkate alınmalıdır.

Usta öğreticiler ilave tediye alacağına hak kazanır mı?

Evet. Usta öğreticiler Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışır. Bu kurumlarda çalışanların 6772 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereği hak kazandığı alacaklardan biri de ilave tediyedir. Kanun, kapsamdaki işçilere ücret sistemleri ne olursa olsun her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılmasını öngörür.

Usta öğreticiler de bu ödemeye hak kazanır; ancak neredeyse hiçbir usta öğretici bu hakkını alamamaktadır. Açılacak bir davayla bu alacağın da tahsili sağlanabilir.

6772 sayılı Kanun, Madde 1

Umumi, mülhak ve hususi bütçeli dairelerle mütedavil sermayeli müesseseler, sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket ve kurumlarla belediyeler ve bunlara bağlı teşekküller, 3460 ve 3659 sayılı kanunların şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanununun şümulüne giren veya girmiyen yerlerde çalışmakta olan ve İş Kanununun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılır.

İlave tediyeden kimler yararlanır?

Yargıtay'a göre 6772 sayılı Kanun, kamu tüzel kişilikleri ve bunlara bağlı kuruluşlarda iş sözleşmesiyle çalışanlara uygulanır. Kanunda sayılan kurumlar şunlardır:

  • Genel, katma ve özel bütçeli daireler,
  • Sermayesi değişen (döner sermayeli) kurumlar,
  • Sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan şirket ve kurumlar ile bunlara bağlı kuruluşlar,
  • Belediyeler ve belediyelere bağlı kuruluşlar,
  • 3460 ve 3659 sayılı kanunlar kapsamına giren, sermayesinin tamamı devlete ait olan veya bu sermayeyle kurulan iktisadi devlet kuruluşları,
  • Bunlar dışında kalan diğer kurum, banka ve ortaklıklar.

İş Kanunu kapsamına girsin girmesin, bu kurumlarda iş sözleşmesine dayanarak çalışan herkes (4857 sayılı İş Kanunu m.2 anlamında işçi) ilave tediyeden yararlanır.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/32387, K. 2020/2162, T. 11.02.2020

İlave tediye alacağının kapsamı, yararlanacaklar, yararlanma şartları, miktarı ve ödeme zamanı 6772 Sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanun ile düzenlenmiştir. Kanun 1. maddesinde devlet ve ona bağlı kurumların hangileri olduğu, ayrıca yararlanacak kişiler açıkça belirtilmiştir. [...] Sonuç itibari ile kapsam bakımından, devlet tarafından yasa ve yasanın verdiği yetki ile idari işlemle kurulan ve kamusal yetki ve ayrıcalıklardan yararlanan kamu tüzel kişilikleri ve bunlara bağlı kuruluşlarda iş sözleşmesi ile çalışanlara uygulanacağı görülmektedir. İşçi yönünden kapsama gelince: İş Kanunu kapsamına girsin girmesin, yukarıda belirtilen devlet ve ona bağlı kurumlarda İş Kanunu'nun 1. maddesindeki tanıma göre işçi sayılan herkes bu alacaktan yararlanacaktır. Kanun, 4857 ve mülga 1475 Sayılı İş Kanunu'ndan önceki İş Kanunu'na atıfta bulunmuştur. 4857 Sayılı İş Kanunu işçi tanımına 2. maddede yer vermiştir. Buna göre "bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi" denir. O halde bir iş sözleşmesine dayanarak, yukarıda belirtilen kurumlarda çalışan her işçiye ilave tediye ödemesinin yapılması gerekir.

İlave tediye alacağı nasıl hesaplanır?

Usta öğreticilerin ilave tediye alacağı Yargıtay uygulaması ışığında hesaplanır. Hesaplamada, çalışma karşılığı olmayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri için belirlenen günlük ücret hesap yöntemi esas alınır ve ilave tediye ödeme tarihindeki işçinin bir günlük ücreti dikkate alınır.

Taraflar arasında akdi tatile ilişkin bir anlaşma yoksa, çalışma karşılığı olmadan ücreti ödenmesi gereken hafta tatili günü haftada yalnızca bir gün kabul edilir. Yargıtay'ın kararında verdiği örnek aylık ücret hesabı şöyledir:

KalemHesapTutar
Fiili çalışma karşılığı140 ders saati × 10,00 TL1.400,00 TL
Çalışma karşılığı olmayan hafta tatili ücreti4 gün × 70,00 TL280,00 TL
Aylık ücret1.400,00 TL + 280,00 TL1.680,00 TL
Usta öğreticinin aylık ücretinin hesaplanması: 140 ders saati çarpı 10 TL eşittir 1.400 TL, 4 gün hafta tatili çarpı 70 TL eşittir 280 TL, toplam aylık ücret 1.680 TL
Yargıtay'ın örneğiyle usta öğreticinin aylık ücret hesabı

Hesaplamanın eksik ya da hukuka aykırı yapılmaması ve hak kaybı yaşanmaması için alanında uzman bir iş hukuku avukatından destek alınması son derece önemlidir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/8194, K. 2019/8782, T. 16.04.2019

Taraflar arasında, akdi tatile ilişkin bir anlaşma olmadığından, usta öğretici olan işçinin, 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre, çalışma karşılığı olmadan ücreti ödenmesi gerekli hafta tatili gününün, haftada sadece bir gün olduğu kabul edilmelidir. Aylık ücret miktarının belirlenmesine gelince; usta öğreticiye ilgili ay için, o ayda fiilen çalıştığı ders saati ile ders saat ücretinin çarpımı neticesinde bulunacak tutara, o ayda çalışma karşılığı olmayan hafta tatili günleri için hesaplanan ücret tutarı eklenmeli ve ulaşılan sonuç aylık ücret miktarı olarak esas alınmalıdır. Örneğin, ilgili ayda, toplam yüz kırk ders saati fiilen çalışan ve ders saati ücreti 10,00 TL olan bir usta öğreticinin, fiili çalışması karşılığı hak kazandığı tutar, 140 X 10,00 TL = 1.400,00 TL'dir. Yukarıdaki paragraftaki hesaplamaya göre, çalışma karşılığı olmayan hafta tatili gününün ücretinin 70,00 TL olduğu ve ilgili ay için çalışma karşılığı olmadan toplam dört günlük hafta tatili ücretinin bulunduğu kabul edilirse, bu ay için ödenmesi gerekecek toplam çalışma karşılığı olmayan hafta tatili günü ücreti 70,00 TL X 4 = 280,00 TL olacaktır. 1.400,00 TL ile 280,00 TL'nin toplamı neticesinde ulaşılan 1.680,00 TL miktarı, aylık ücret miktarı olarak tespit edilmelidir. Ayrıca, ilave tediye alacağının hesaplanmasında, yukarıda açıklanan çalışma karşılığı olmayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günü için belirlenen günlük ücret hesap yöntemi esas alınarak, Bakanlar Kurulunca tespit edilen ilave tediye ödeme tarihindeki işçinin bir günlük ücreti dikkate alınmalıdır. Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda hesaplamalarda esas alınan ücret miktarı, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara uygun değildir. Anılan sebeple, ilke kararında açıklanan esaslar doğrultusunda ücretin belirlenmesi ile dava konusu tüm alacakların yeniden değerlendirilmesi gereklidir.

Usta öğreticiler ihbar tazminatına hak kazanır mı?

Hayır. İhbar tazminatı işçilik alacaklarından biridir ve kıdemi yüksek bir işçinin ihbar tazminatı da aynı oranda artar. Bu nedenle usta öğreticilerin bu tazminata hak kazanıp kazanmadığı önemlidir.

4857 sayılı İş Kanunu'na göre ihbar tazminatı, ancak belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiye ödenebilir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E. 2017/1, K. 2018/2, T. 23.02.2018 sayılı kararında usta öğreticilerin iş sözleşmelerinin belirli süreli olduğu sonucuna varmıştır. Belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışanların ise ihbar tazminatı hakkı yoktur.

Önemli: Usta öğreticilerin iş sözleşmeleri kanundan kaynaklı olarak belirli süreli kurulup tekrar edildiğinden ihbar tazminatına hak kazanamazlar. Bu nedenle açılacak davada ihbar tazminatının talep edilmemesi hukuka uygun olur ve hak kaybını önler.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/3617, K. 2021/1754, T. 20.01.2021

Somut uyuşmazlıkta, müteveffa ...'nun davalıya ait motorlu taşıt sürücü kursunda direksiyon eğitmeni usta öğretici olarak çalıştığı hususu taraf iddiaları, tanık anlatımları ve 17.08.1998 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sunulan çalışma izin onayı belgesi ile sabittir. Taraflar arasında yapılan iş sözleşmesi bulunmamakla birlikte, müteveffa ...'nun usta öğretici sıfatıyla davalıya ait motorlu taşıtlar sürücü kursunda, kanuni düzenlemenin bir gereği olarak 5580 sayılı Kanun'a tabi şekilde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığının kabulü zorunlu olup, bu tür sözleşmelerde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11/3. maddesindeki esaslı nedenin kendiliğinden mevcut olduğu değerlendirilmektedir. Sözleşmenin niteliği gereği belirli süreli iş sözleşmelerinde belirsiz süreli iş sözleşmelerine özgü bildirimli fesih yapılamaz. İhbar tazminatı ise, bildirim süresinin hiç veya kısmen uyulmamasının yasal sonucudur. Buna göre, tanık anlatımları ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin işverence feshinin haklı nedene dayandığı ispatlanmamış olup kıdem tazminatının kabulüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde ise de, taraflar arasındaki iş sözleşmesi yasa gereğince belirli süreli iş sözleşmesi olup, İş Kanunu'nun 17. maddesindeki koşulların oluşmadığının anlaşılmasına göre ihbar tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü hatalı olmuştur.

Sonuç

Halk Eğitim Merkezleri ve Bakanlığa bağlı diğer kurumlarda ek ders sistemiyle çalışan usta öğreticilerin, sözleşmeleri yenilenmeyerek hiçbir hak ve alacakları ödenmeden işten çıkarılmaları hâlinde işçilik alacakları doğar. Yargı kararları çerçevesinde usta öğreticiler kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve ilave tediye alacaklarına hak kazanır; ihbar tazminatına ise hak kazanamaz. Hak kaybına uğramamak için alanında uzman bir avukatla çalışılması oldukça önemlidir.

Sık sorulan sorular

Ek ders ücretiyle çalışan usta öğretici kıdem tazminatı alabilir mi?

Evet. İdare ek ders sistemiyle çalışıldığını ileri sürse de Yargıtay, usta öğreticilerin kıdem tazminatına hak kazandığını kabul etmektedir. Tazminat, son bir yıllık aylık ücret ortalaması üzerinden hesaplanır.

Yaz aylarında çalışmamak yıllık izin hakkını ortadan kaldırır mı?

Hayır. Yargıtay'a göre usta öğreticinin çalışması mevsimlik değil aralıklı çalışmadır. Kurslara ara verilen ve ücretsiz izinli sayılan dönemler yıllık ücretli izin kullanılmış gibi kabul edilemez; çalışma süreleri toplanarak izin süresi belirlenir.

İlave tediye nedir, usta öğretici bunu talep edebilir mi?

İlave tediye, 6772 sayılı Kanun kapsamındaki kamu kurumlarında işçi olarak çalışanlara her yıl için birer aylık istihkakları tutarında yapılan ödemedir. MEB'e bağlı kurumlarda çalışan usta öğreticiler de bu ödemeye hak kazanır ve dava yoluyla talep edebilir.

Usta öğretici ihbar tazminatı isteyebilir mi?

Hayır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu, usta öğreticilerin iş sözleşmelerinin belirli süreli olduğunu kabul etmiştir. Belirli süreli sözleşmelerde ihbar tazminatı hakkı bulunmadığından bu kalemin davada talep edilmemesi gerekir.

Dava kime karşı ve nerede açılır?

Dava, çalışılan kurumun bulunduğu yerdeki iş mahkemesinde ve Milli Eğitim Bakanlığına karşı açılmalıdır. Yanlış yerde veya yanlış mahkemede açılan dava usulden reddedilir.

Balyoz Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak Bursa'da iş hukuku alanında usta öğretici müvekkillerimizin kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve ilave tediye alacaklarının doğru hesaplanması ve hak kaybı oluşmadan tahsili için çalışıyor, davalarını etkili biçimde takip ediyoruz.

Paylaş
Av. Hasan Balyoz

Yazar · Kurucu Avukat

Av. Hasan Balyoz

Kurucu Av. Hasan Balyoz özellikle tazminat hukuku, şirketler hukuku ve ceza hukuku alanlarında uzmanlaşmıştır.

Profili incele

Aynı sorunu yaşıyorsanız bizimle iletişime geçin

Sorunuzu yazın; ekibimiz değerlendirip size dönüş yapsın.