Usta öğretici, ustalık yeterliğini kazanmış; aday çırak, çırak, kalfa ile mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları öğrencilerinin işyerindeki eğitiminden sorumlu; mesleki eğitim tekniklerini bilen ve uygulayan kişidir.
Usta öğretici olmanın şartları ve bu kişilerin görevlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Milli Eğitim Bakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik ile belirlenmektedir.
Usta öğreticiler, işçilik alacakların tahsili için dava açabilecek olup hak kaybının oluşmaması adına davanın doğru yer ve mahkemede açılması gerekmektedir. Bu sebeple bu konuda uzman Bursa iş hukuku avukatlarından yardım alınmalı davanın doğru yer ve mahkemede açılması sağlanmalıdır. Davanın doğru yer ve mahkemede açılmaması sonucu dava usulden reddedilecek olup tazminat alacakları da tehlikeye düşecektir.
Usta öğreticilerin işçilik alacakları için açacakları davayı çalışılan kurumun bulunduğu yerdeki İş Mahkemelerinde açması gerekmektedir. Bununla beraber davanın milli eğitim bakanlığına karşı açılması yani husumetin Milli Eğitim Bakanlığına karşı yöneltilmesi gerekmektedir.
(Kaynak; T.C. Uyuşmazlık Mahkemesi Esas No: 2020/367 Karar No: 2020/458 Karar Tarihi: 13.07.2020, İş Mahkemeleri Kanunu Madde 6, 9. Hukuk Dairesi 2017/18738 E.,2020/15426 K.)
Genellikle usta öğreticiler için açılan işçilik alacakları davalarında davalı idare bu kişilerin ek ders sistemine göre çalıştığından bahisle herhangi bir işçilik alacağının olmadığını iddia etmektedir. Bu iddianın tersine yüksek yargı kararları usta öğreticilerin de kıdem tazminatı alma haklarının mevcut olduğuna hükmetmiş ve bu miktarın nasıl hesaplanacağını da belirlemiştir.
Alanında uzman iş hukuku avukatlarının yardımı ile davanın takip edilmesi tazminat miktarının hesaplanması için de son derece önemli olup Bursa İş Hukuku avukatlarından uzman yardımı alınması tazminat miktarının eksik hesaplanmasını engelleyecektir. Böylelikle dava kazanılmış olsa bile hak kaybının oluşma ihtimali ortadan kaldırılacaktır.
Aşağıda verilmiş yargıtay kararları ışığında kıdem tazminatı hesaplanacak olup hesaplanan miktar dava açan usta öğreticilere ödenecektir.
YARGITAY 9. Hukuk Dairesi 2022/2733 E.,2022/3383 K. Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2– Taraflar arasında kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosya içinde ücretlere yönelik belge sunulmadığı gerekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarındaki son ücret miktarı dikkate alınmıştır. Dosyadaki bilgi belgeler ile özellikle Akçaabat Kaymakamlığı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce gönderilen 09.11.2015 tarihli yazı cevabından davacının, aylık maktu ücretle değil, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89. maddesine istinaden görevlendirildiği kurs görevleri için ek ders ücreti karşılığı çalıştığı ve aylık ücretin değişken olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde, kıdem tazminatı hesabına esas ücret belirlenirken dosyada mevcut Akçaabat Kaymakamlığı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce gönderilen 09.11.2015 tarihli yazı cevabında gösterilen ödemeler dikkate alınarak son bir yıllık aylık ücret ortalaması tespit edilerek sonuca gidilmelidir. |
Yargıtay 9. HD. 2020/6483 E., 2021/6676 K, 23.03.2021 Usta öğreticiler bakımından uygulanan kriterlere göre; öncelikle davacının bir ayda çalıştığı toplam ders saati süresi, o ayda fiilen çalıştığı toplam gün sayısına bölünerek, günlük ortalama çalışma saat süresi bulunmalıdır. Bulunan günlük ortalama çalışma saat süresinin, ders saati ücreti ile çarpılması neticesinde ulaşılan miktar nazara alınarak, çalışma karşılığı olmayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri ücretleri hesaplanmalıdır. Bu hesaplama, her ay için ayrı ayrı yapılmalıdır. Aylık ücret miktarının belirlenmesine gelince; usta öğreticiye ilgili ay için, o ayda fiilen çalıştığı ders saati ile ders saat ücretinin çarpımı neticesinde bulunacak tutara, o ayda çalışma karşılığı olmayan hafta tatili günleri için hesaplanan ücret tutarı eklenmeli ve ulaşılan sonuç aylık ücret miktarı olarak esas alınmalıdır. Kıdem tazminatı gibi feshe bağlı hakların son ücret üzerinden hesaplanması gerektiği kuraldır. Ancak, eldeki uyuşmazlıkta, davacı aylık maktu ücretle değil, ders saati ücreti ile çalışmıştır. Dolayısıyla, yukarıdaki hesaplama yöntemine göre davacının aylık ücretinin aydan aya değişebilmesi durumu söz konusudur. Bu halde, kıdem tazminatı gibi feshe bağlı haklarda, son bir yıllık aylık ücret ortalaması esas alınması gereklidir. |
Usta öğreticilerin çalışma usullerinin benzerliği sebebiyle mevsimlik işçi olarak nitelendirilmesi hukuken hatalı olacaktır. Yargıtayın yerleşik içtihatları usta öğreticilerin mevsimlik işçi olmadıkları çalışmalarının aralıklı (fasılalı) çalışma olduğunu bu sebeple yıllık izin alacağı haklarının da mevcut olduğunu hüküm altına almıştır.
Bu konudaki bazı yargıtay kararları aşağıda verilmiştir;
Yargıtay Kararı – 9. HD., E. 2016/29777 K. 2020/15676 T. 11.11.2020 2-Davacı 29.03.2009-30.06.2012 tarihleri arasında davalı …’ye ait işyerinde yüklenici şirketler nezdinde usta öğretici olarak çalıştığını, Dosyadaki delil durumuna göre, davacının çalışması mevsimlik değil aralıklı çalışmadır. Mahkemenin davacının Eylül ayından Temmuz ayına kadar çalıştığı, Temmuz ve Ağustos aylarında çalışmadığı, Şubat tatillerinde kurslarda eğitime ara verildiği, ücretsiz izinli olduğu dönemin yıllık ücretli izni olarak kullandığı gerekçesi yerinde değildir. Çalışma süreleri toplanıp hak ettiği yıllık izin süresi belirlenerek talebin kabulü gerekir. |
Yargıtay Kararı – 9. HD., E. 2022/3893 K. 2022/5643 T. 9.5.2022 5. Diğer taraftan, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti gibi feshe bağlı hakların son ücret üzerinden hesaplanması gerektiği kuraldır. Ancak eldeki uyuşmazlıkta, davacının aylık maktu ücretle değil, ders saati ücreti ile çalıştığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla, yukarıda açıklanan hesaplama yöntemine göre davacının aylık ücretinin aydan aya değişebilmesi durumu söz konusudur. Bu hâlde, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti gibi feshe bağlı haklarda, son bir yıllık aylık ücret ortalamasının esas alınması gereklidir. 6. Ayrıca, ilave tediye alacağının hesaplanmasında, yukarıda açıklanan çalışma karşılığı olmayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günü için belirlenen günlük ücret hesap yöntemi esas alınarak Bakanlar Kurulunca tespit edilen ilave tediye ödeme tarihindeki işçinin bir günlük ücreti dikkate alınmalıdır. Usta öğreticiler, kıdem tazminatına hak kazandıkları gibi yıllık izin ücreti alma hakkına da sahiptir. Her yıl yenilenen sözleşmelerle ders saati başına ücret alan usta öğreticiler, işin niteliği gereği genellikle yıllık izinlerini fiilen kullanamamaktadır. Ancak Yargıtay kararları da açıkça göstermektedir ki, usta öğreticilerin yıllık izin hakkı vardır. Bu nedenle kullanılmayan izin günlerine ilişkin ücretlerin de usta öğreticilere ödenmesi gerekmektedir. Yıllık izin ücretinin de nasıl hesaplanacağı yargıtay kararları ile belirlenmiş olup hak kaybının oluşmaması ve hesaplamaların doğru yapılması adına iş hukuku avukatından yardım alınması son derece mühimdir. Balyoz Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak Bursa iş hukuku avukatı sıfatıyla tarafımıza başvuran usta öğreticilerin tazminat alacaklarının doğru hesaplanarak hak kaybı oluşmadan temin edebilmelerini sağlıyoruz. |
Usta öğreticiler Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışmaktadırlar. Bu kurumlarda çalışan kişilerin 6772 sayılı kanunun 1. Maddesi gereği hak kazandığı bir diğer alacak ise ilave tediye ücretidir. Usta öğreticiler de bu ücrete kazanmaktadır ancak neredeyse hiçbir usta öğretici bu hakkını elde edememektedir. Açılacak dava ile bu ücretin de tazmin edilmesi sağlanabilecektir.
Balyoz Hukuk ve Danışmanlık olarak Bursa’da Usta Öğretici müvekkillerimizin ilave tediye ücreti alacaklarını tazmin etmekteyiz.
6772 SAYILI KANUN Madde 1 – Umumi, mülhak ve hususi bütçeli dairelerle mütedavil sermayeli müesseseler, sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket ve kurumlarla belediyeler ve bunlara bağlı teşekküller, 3460 ve 3659 sayılı kanunların şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanununun şümulüne giren veya girmiyen yerlerde çalışmakta olan ve İş Kanununun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılır. |
Yargıtay 22. HD. 2016/32387 E, 2020/2162 K, 11.02.2020 T. İlave tediye alacağının kapsamı, yararlanacaklar, yararlanma şartları, miktarı ve ödeme zamanı 6772 Sayılı Devlet ve Ona Bağlı müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması hakkındaki kanun ile düzenlenmiştir. Kanun 1. maddesinde devlet ve ona bağlı kurumların hangileri olduğu, ayrıca yararlanacak kişiler açıkça belirtilmiştir. Buna göre; Genel, Katma ve Özel bütçeli daireler, Sermayesi değişen kurumlar, Sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan şirket ve kurumlar ve bunlara bağlı kuruluşlar, Belediyeler ve Belediyelere bağlı kuruluşlar, 3460 ve 3659 Sayılı kanun kapsamına giren, sermayesinin tamamı devlete ait olan veya bu sermeye ile kurulan iktisadi devlet kuruluşları Yukarda belirtilenlerden olmayan diğer kurum, banka ve ortaklıklar olarak yasada açıkça belirtilmiştir. Sonuç itibari ile kapsam bakımından, devlet tarafından yasa ve yasanın verdiği yetki ile idari işlemle kurulan ve kamusal yetki ve ayrıcalıklardan yararlanan kamu tüzel kişilikleri ve bunlara bağlı kuruşlarda iş sözleşmesi ile çalışanlara uygulanacağı görülmektedir. İşçi yönünden kapsama gelince: İş Kanunu kapsamına girsin girmesin, yukarda belirtilen devlet ve ona bağlı kurumlarda İş Kanunu’nun 1. maddesindeki tanıma göre işçi sayılan herkes bu alacaktan yararlanacaktır. Kanun, 4857 ve mülga 1475 Sayılı İş Kanunu’ndan önceki İş Kanunu’na atıfta bulunmuştur. 4857 Sayılı İş Kanunu işçi tanımına 2. madde de yer vermiştir. Buna göre “bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi” denir. O halde bir iş sözleşmesine dayanarak, yukarda belirtilen kurumlarda çalışan her işçiye ilave tediye ödemesinin yapılması gerekir. |
Usta öğreticilerin ilave tediye ücreti alacağının hesabı Yargıtay uygulamaları ışığında yapılmaktadır. Hesaplamanın hukuka aykırı ve eksik yapılmaması ve hak kayıplarının önüne geçilmesi için alanında uzman iş hukuku avukatlarından alınacak hukuki destek son derece önemelidir.
Usta öğreticilerin hak ettiği ilave tediye ücretinin hesaplamasının nasıl yapıldığı aşağıda verilen yargıtay kararında açıklanmıştır.
Yargıtay Kararı – 22. HD., E. 2016/8194 K. 2019/8782 T. 16.4.2019 Taraflar arasında, akti tatile ilişkin bir anlaşma olmadığından, usta öğretici olan işçinin, 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre, çalışma karşılığı olmadan ücreti ödenmesi gerekli hafta tatili gününün, haftada sadece bir gün olduğu kabul edilmelidir. Aylık ücret miktarının belirlenmesine gelince; usta öğreticiye ilgili ay için, o ayda fiilen çalıştığı ders saati ile ders saat ücretinin çarpımı neticesinde bulunacak tutara, o ayda çalışma karşılığı olmayan hafta tatili günleri için hesaplanan ücret tutarı eklenmeli ve ulaşılan sonuç aylık ücret miktarı olarak esas alınmalıdır. Örneğin, ilgili ayda, toplam yüzkırk ders saati fiilen çalışan ve ders saati ücreti 10,00 TL olan bir usta öğreticinin, fiili çalışması karşılığı hak kazandığı tutar, 140 X 10,00 TL =1.400,00 TL’dir. Yukarıdaki paragraftaki hesaplamaya göre, çalışma karşılığı olmayan hafta tatili gününün ücretinin 70,00 TL olduğu ve ilgili ay için çalışma karşılığı olmadan toplam dört günlük hafta tatili ücretinin bulunduğu kabul edilirse, bu ay için ödenmesi gerekecek toplam çalışma karşılığı olmayan hafta tatili günü ücreti 70,00 TL X 4 = 280,00 TL olacaktır. 1.400,00 TL ile 280,00 TL’nin toplamı neticesinde ulaşılan 1.680,00 TL miktarı, aylık ücret miktarı olarak tespit edilmelidir. Ayrıca, ilave tediye alacağının hesaplanmasında, yukarıda açıklanan çalışma karşılığı olmayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günü için belirlenen günlük ücret hesap yöntemi esas alınarak, Bakanlar Kurulunca tespit edilen ilave tediye ödeme tarihindeki işçinin bir günlük ücreti dikkate alınmalıdır. Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda hesaplamalarda esas alınan ücret miktarı, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara uygun değildir. Anılan sebeple, ilke kararında açıklanan esaslar doğrultusunda ücretin belirlenmesi ile dava konusu tüm alacakların yeniden değerlendirilmesi gereklidir |
İşçilik alacaklarından biri de ihbar tazminatıdır. Kıdemi yüksek olan bir işçinin ihbar tazminatı da aynı nispette artacağından usta öğreticilerin ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususu son derece önemlidir.
4857 Sayılı İş Kanunu gereğince ihbar tazminatı ancak işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması durumunda verilebilecektir. T.C. YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME GENEL KURULU E. 2017/1 K. 2018/2 T. 23.2.2018 numaralı kararında usta öğreticilerin iş sözleşmelerinin belirli süreli iş sözleşmeleri olduğu sonucuna varılmıştır. Belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında çalışan kişilerinde ihbar tazminatı hakkı bulunmamaktadır.
Bu konudaki önemli bir Yargıtay kararı aşağıda verilmiştir.
Yargıtay Kararı – 9. HD., E. 2020/3617 K. 2021/1754 T. 20.1.2021 Somut uyuşmazlıkta, müteveffa …’nun davalıya ait motorlu taşıt sürücü kursunda direksiyon eğitmeni usta öğretici olarak çalıştığı hususu taraf iddiaları, tanık anlatımları ve 17.08.1998 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sunulan çalışma izin onayı belgesi ile sabittir. Taraflar arasında yapılan iş sözleşmesi bulunmamakla birlikte, müteveffa …’nun usta öğretici sıtafıyla davalıya ait motorlu taşıtlar sürücü kursunda, kanuni düzenlemenin bir gereği olarak 5580 sayılı Kanun’a tabi şekilde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığının kabulü zorunlu olup, bu tür sözleşmelerde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11/3. maddesindeki esaslı nedenin kendiliğinden mevcut olduğu değerlendirilmektedir. Sözleşmenin niteliği gereği belirli süreli iş sözleşmelerinde belirsiz süreli iş sözleşmelerine özgü bildirimli fesih yapılamaz. İhbar tazminatı ise, bildirim süresinin hiç veya kısmen uyulmamasının yasal sonucudur. Buna göre, tanık anlatımları ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin işverence feshinin haklı nedene dayandığı ispatlanmamış olup kıdem tazminatının kabulüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde ise de, taraflar arasındaki iş sözleşmesi yasa gereğince belirli süreli iş sözleşmesi olup, İş Kanunu’nun 17. maddesindeki koşulların oluşmadığının anlaşılmasına göre ihbar tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü hatalı olmuştur. |
Usta öğreticiler, işçilik alacaklarından kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve ilave tediye ücreti alacağına hak kazanmakla beraber iş sözleşmelerinin yasadan kaynaklı tekrar edilmesinden dolayı ihbar tazminatına hak kazanamamaktadır. Bu sebeple usta öğreticiler için açılacak tazminat davalarında ihbar tazminatının talep edilmemesi hukuka uygun olacak olup herhangi bir hak kaybının yaşanmaması adına daha doğru olacaktır.
SONUÇ OLARAK:
Halk Eğitim Merkezleri ve bakanlığa bağlı başkaca kurumlarda ek ders sistemi ile çalışmakta olan Usta öğreticilerin kurum tarafından sözleşmesi yenilenmemek suretiyle herhangi bir hakkı ve alacağı ödenmeden ansızın işten çıkarılmaları durumunda işçilik alacakları hakları mevcuttur. Böyle bir durumla karşılaşan usta öğreticilerin haklarını elde edebilmeleri ve hak kaybına uğramamaları için alanında uzman bir avukatla çalışması oldukça önemlidir.
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi usta öğreticiler yargı kararları çerçevesinde kıdem tazminatına, yıllık izin ücreti alacağına ve ilave tediye ücreti alacağına hak kazanmakta olup bunun yanında ihbar tazminatına hak kazanamamaktadır. Büromuzca usta öğretici müvekkillerimizin etkili biçimde savunmalarını yapıyor herhangi bir hak kaybı oluşmadan tüm alacakların tahsili için gayret ediyoruz.